KARANTİNAPOLİS

Zamanın içinde kırılan aynada kan izleri var Dikenler yatağı kırmızıya boyar

Muhakeme şu güne kaldı. Günlerimiz gitgide azaldı ama an meselesi farkına varmamız. Çoktan kapandığım evimde düşünce üreten fabrikama baskınlar yapıyorum gizlice. Dünyanın sakladığı bilgileri tutuyorum elimde. Dünyanın dünyadan sakladığı çok şey var, biz bilmiyoruz. Aylar bilinçsizce geçip duruyor, biz görmüyoruz. Çoğunuz gözlük bile kullanmıyor, neyin peşkeşi çekiliyor? Dünyanın haline emirler yağıyor bu gece, yağmur gecikiyor. Gözlerim dört dereceye ulaşmışken isteğim kendine acıyan tarafta olmak, yapabildiğimse son sürat kendime kıymak. En azından gerçeğin peşine koyulmak, zaman sınırsızken bir iş aramak düşmüyor mu aklıma? Düşüyor. Bir dahi davet edin, o konuşsun tüm felaketler sussun. Rüya değil ne verilirse karşılığını bulmak.

whatever goes around comes around

Gizli bilgiler çıkıyor ortaya. Belki de yüz yıllık gerçekler. Fark etmez çünkü beş para etmezler. Dikkat edeceğin beline bağladığın yüklerinden doğmaz o pislikler. Orası lambaların ara sıra yandığı caddenin bittiği yer. Yaşandı bitti saygısızca bile diyemeyeceğiz yaşandıktan sonra. Daha ne var yaşanabilecek, öyleyse peşine düşmeye dört köşe insancıklar. İnsancıklar yarattı şimdi cezalar, faturalar…

İnsancıklar sırada durmayı bile bilmiyor oysa. Ne kadar geriye gidilebileceğini gösteriyor bize her defasında. Kalbimden çıkanlar beynimle iş birliği içerisinde. Zannediyor musun ki kalp bağımsız bir parça? Beyin ne derse onu yapar anca. Kan pompalar ve damarları yaşatır. Tek olayı budur zannımca. Ne komik şu düştüğünüz durumlar, kafiye midir düşüncedeki tek olay? Heceler birbiriyle uyumluysa gelsin keyif çıksın acılar, böyle yürüyebilir mi tüm olaylar?

Hiçbir şey ayrı yazılır ve hiçbir şeyimiz haricimizdekileri önemsemez. İnsan oluşunu kutla her sene, doğuşunu tebrik et. Doğaya bırakılan çöpü beynindeki ur kadar önemseme elbet, sen bu kadarsın. Zekaya sahipsin ne için bilmezsin. Düşünme kendinden hariç hiçbir şeyi ve şimdi son an için giyin. Nasıl olsa öleceksin. Hani sen ölmek istemezdin. Şimdi ne sebeple bahçeyi terk ettin? Soruma cevap ver ama bir şartımı kabul et. Kafiyeden redifi alırsan beni benden almak hasebiyle seni bir daha buraya almam. Sen oluşunu yalnız başına kutlarsın bundan sonraki bütün yıllar, tabii yaşamakta olursan.

Şimdi anlıyor musun?

Benim için fark etmez her kimsen. İnsan oluşun dünyaya insan suretiyle gelmenden daha önemli, bunu fark et.

Sonsuz cümle yazarım anlamak arzusundaysan. Yeni şeyler ortaya dök en keyiflisi olmak istiyorsan. Asıl çöpe atman gereken sorunların. Sorunlar hepimizde var. Biliyor musun elime geçince hepsini fırlatacak gücüm var. Tek sorun elime geçmiyor, bir türlü beynimden ayrılmıyor onlar. Kısır döngü sonunda beni yutacak. Elimden tutman da işe yaramayacak. O zamana varana dek saçmaladığım satırlar burada kalacak. Kimse düşünmeyecek mi burada anlatılmak istenen bir şey var? İsyan, bin kere isyan. Çığlıkları zaten duymadınız. Ben de kızdığım her şeyi bertaraf edip gittim bu şehirden. Kendimi kaybettiğimi sandığımda buldum gerçeği. Tanıştırayım; Yeni Dünya Düzeni. Çabasına karşılık veremeyen size gülüyor şimdi.

“Safsataların peşinden gitme çünkü gerçekte hayat var. Evden ayrılırsan seni kurt kapar. İçine kurt düşmesinden iyidir, ha. Söylediklerimi düşün, hafife alma. Saçma değil, yazma kabiliyetin duygularla artar. Her sabah aşkla uyanırım, gücüm azalsa kuvvetim artar. Anlamak zor değil, bir kez o havuza dal. İçinde var olacağına inanmadığın duyguları kokteyl şeklinde tat. Sevgiden yudumlarken dünyayı cılız kollarınla güçlü biçimde sar. Eski iyiliğini geri versin gerekirse karşılığında günler kırmızıya boyansın.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir