SENARYOLARI BALTAYA VUR/GERİ DÖNÜŞ YOK

Bir sabah gözlerin aralık, beyazlığı seyrederken başlasın gerçekte asla başımıza gelmeyen senaryolar.
Rengarenk vücutlar, hep eksikliğini çektiğin gözler.
Birinin gözlerine bakmasına duyduğun açlık, benimle konuşun diye haykıran cılız, koca ruh.
O ruh dünyasından çıkanlar benim sahiplendiklerim arasında.
Koltukları kabarmıyor fakat.
Durup da olanları kendine yorduğu bir an dahi yok
Neden kendimi mükemmel anlatamam söyle ki derdim neydi şimdiye kadar?
Yaptıklarım değil pişmanlık veren çünkü aklımda en ufak parça kalmadı şimdiye kadar.
Kendime değer vermezdim oysa “bir türlü sevemediğim” hayatı kendim için sürdürürdüm.
Bir maymuna dönüşüyormuş hissine kapılırdım ve evrim ters işleyemezdi. İşleyen sadece düşüncelerdi, bir halta yaramayan
beni çözüme götürmeyen “aptal” düşünceler.
Onlar sadece bana değil her insana musallat olan kalıplar, bileğe takılan mücevherden yapılar, acı verirken gösteriş yaptıran aşağılıklar.
Ne diye takıyorlar onları bileğimize?
Bir düşün, kimse seni zorlamıyorken kendini oraya sürüyorsun. Bunu neden yapıyorsun?
Değiştirmek senin ellerinde. Ellerini bir kez aç sonsuz evrenin gökyüzüne, gözlerinle geçecek eğlencenin başlangıcını yap.
Orada senden daha değerli biri yok, anlayana kadar zorlayacak hayatın penceresinden fırlamak için kendisini.
Söyle o halde ne diye yaşıyorum?
Bir değil birden çok sebebim var hepsini tek tek sıralayacağım.
Hanginiz yapabilir bunu açık yüreklilikle? Dur bir saniye. Söylemek için lazım olan yürek bende varsa nedir sana zayıflık veren sahip
olmadıklarından başka?
Hepsi farklı türde kanatan urları neye sebebiyet verirse versin söker atarım.
Bir şekilde başladığım hayatı sıkıca sararım ki baktığım aynada kendimi en iyi şekilde karşılarım.
Kendime sarılırım. Kimse bana açık yürekliliğimin karşılığını vermez çünkü gözlerinde ‘gözünü açan bir maymun’a oynarım.
Sonuna kadar gidecek yüreğe sahibim. Asla başımı övünç kaynağı geçmişe çevirmem.
“Asla asla deme.” Çok geç, dedim bir kere.
Arkasından ağlamayacak ya da yas tutmayacağım.
Çünkü kendimden başkasına ödün vermeyeceğim.
GEL, GÖR EN GÜZELİNİ SONRA AÇ GÖZLERİNİ
AVCUNDAKİ KIRINTILARA TAMAH ETMEK ZOR GELİYORSA DİNLE BENİ,
APTALLIKLARINA TAHAMMÜL ETMEK EN ZOR ŞEYDİ.

Her şeyin bir bedeli var diyen hocamı hatırlıyorum.
“Sen yapmak istemeyebilirsin. Elbette bunda özgürsün. İstediğin her şeyi yapmakta özgürsün. Sonucuna katlanmaya hazırsan.”
Şimdiye kadar en zorlandığım konu buydu. Kendime değer vermek fevkalade zordu ta ki özüme dönene kadar.
Hiç yaşamamış olmasıyla suçlayacağım kimse yok. Bu zaman dilimi benim payımı bir şekilde veriyor fakat bilemem karşımdakine verdiklerini. Hayatın benim dışımda kalan kısmıyla özel olarak bağımı kestim. Altın makası kasamda da saklamıyorum!
Çünkü ihtiyacım olan her şey kendi içimde. Anlamak güçse adımları izle. Yolu bulacaksın gerçeklere eğildiğin o yerde.


Kendimle bağımı kesecek olursan şunu hatırla; kendine değer vermenin hafif bir bedeli varsa senin de harikalar yaratan bir yüreğin var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir