VEDA ETME

Ruhunda çiçekler
Güzelliğinin tarifi olabilecek türden, gizli
Donmaktan öte, titremeye doğduğun inancı nüksediyor bedeninde
Burada ne çok buz, kalbi eriten zelzele var bilinmekten öte.
Her şeyi biliyorsun.
Farkında değilsin sanıyorsun, belki beni diğer herkes gibi hafife alıyorsun.
Söylenen sözler kulağından içeriye tutunmakta ısrarsız. Belki de anlamamakta ısrarcısın.
Tavırlar beni benden alıyor.
Tükeniyor, beni ben yapan şeyler zamana yenik düşerek
Leşini kargalar paylaşıyor
Ondan bir parça sensin.
Hem de en kıymetli parça olabilecekken köşede saklanmış halde acizsin.
Kalp kalbi terk eder mi, senden parçalar orada güzelce yaşarken?
Beni benden alıver sonra kalbimi döktüğün yerleri kana boya.
Kana susamış o canavarı iyice besle, sula.
Eksik etme, yarın lazım olacak sana ondan bir parça.
Canavar ne diye var, bilmezsin zarardan başka neye yarar?
Bildiğin her şeyi dök ortaya desem sondan başa,
Kaç zaman alır, iki üç beş dakika?
Anlatmak sana değil gökyüzündeki en parlak yıldıza,
Ait olmak isteğiyle yanıp tutuşurken görmediğin, aslında o boş yazıta.


En değerli sözleri koyduğum o yerde ne yazık senin hiç eserin olmadı.
Senin en büyük eserin yanında büyütüp uzattığın, senden büyük oluşuna şaşırmadığım benlik duygundu.
Ne diye sorma!
Belki yararlı büyük ihtimalle zarar veren bir ajandır.
Elindeki kadehi bile sahiplenemeyen insan onu sahiplenmeye çalışınca kendinden sapıverir.
Hayatı sorgulamaya gelmez, sorgularla mutlu olunmaz.
Nerede görülmüştür sorularla gelen hakimiyet?
Sorular bir hançerdir.
Hayatına saplanan kör bir hançerden daha başka zararı olmayan.
Bu karanlık tetanoz hayatı, ağlamayla biten geceleri getirir.
En fazla ne olur, bu gerçek üstü hikayenin sonunda en kötü ne olur?
Gecinden gelen ölüm gıcırdayan kapıyı aralar.
İyi ki geç kalmıştır, bu öykünün başında en önemli parça senden belki zorla belki kendi teslimiyetinle alınmıştır.
Şuna emin olmak gerekir.
Teslimiyet senin yaptığın türden değil, hatta sana çok uzak bir hadisedir.
Anlatmak istediğimi anlayacağını bilsem uğraş vereceğim, buna değecek yalnız bir varlığa sahip olduğunu bildiğimden yapmak istemediğimdir.
Oysa yüreğinden çıkan gerçek, düşüncelere sebebiyet verir.
Kaybettin.
Sonsuza dek seni kalbimden uzaklaştırıp karanlığa hapsettin.
İşte en önemlisi, belki bilmek istersin.
Dün senden yaşça büyük birini gördüm.
Kendimi rüyalarda sana yer ayırırken buldum.
Cevabını benden iyi bildiğin bu soruyu pas geçme isteğiyle yanıp tutuştum.

Söyle. Belki tahminler gerçeğe çıkar.
Fakat neye yarar?

Senden sonra hiçbir şey olması gerektiği gibi olmadı. Def etmek istediğim her şeyi hayat sahama girerken buldum. Oysa denedim binlerce kez. Ruhumu koyduğum masanın kumara sahne olmasıyla sona vardım. Seni fazla önemsedim. Bu kendime verdiğim kaçıncı tavizdi?

-Aslında ilk taviz!

Öyleyse aklımın karışmasına nasıl müsaade ettin?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir